31 Ağustos 2009 Pazartesi

Bluz Dikiyorum

Yoğun iş temposu nedeniyle önceleri tahmin ettiğim gibi makinemin başına oturamıyorum pek. ama ne olursa olsun azimliyim gecenin bir vakti kalktım ve kendime bir bluz biçtim:)


Modeli Ağustos Burda'sından aldım. Orjinaldeki rengi daha güzel ama elimdeki bir kumaşı değerlendireyim dedim. Bu akşam Cüneytcim maç seyrederken dikmeyi, planlıyorum. şayet bitirebilirsem yarın giyeceğim:)

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Bir Film...

Eşimle çok uzun zaman önce aldığmız ama bir türlü başına otorup sonuna kadar seyredemediğimiz 1900 Efsanesi'ne dün akşam bir şans daha verdik ve seyrettik. Film bittiğinde "Neden seyretmek içşin bu kadar beklemişiz ki" diye sormaktan kendimi alamadım...
Oruçlu oruçlu kafamı toparlayamadığım için bir siteden film ile ilgili yapılan en güzel açıklamayı paylaşmak istiyorum;

1900′ün veya Okyanustaki Piyanistin öyküsü diye çevrilen 1998 yılı italyan yapımı bu film hem kulağınıza hem de kalbinize hitabediyor. 1900 derken her ne kadar o yıllarda geçse de olaylar 19. yüzyılın öyküsünden bahsedildiğini sanmayın, film okyanusta doğan ve sürekli olarak denizlerde seyahat eden bir piyanistin hikayesini bizlere anlatıyor.

Çok farklı bir yaşama sahip olan bu insanın gözlerinden hayata bakmak, onu anlamak gerçekten de izleyen için çok zor. “Ayakları yere basmamak” diye bir tabir vardır bilirsiniz, bizim kahramanımız da böyle insanlardan ama hiç de “sıradan” olmayanlardan. Film, öyle bir dıştan bakış ile hayatı anlatıyor ki şaşırıp kalıyor piyanistimizin usta ellerinden çıkan enfes müzikle mest oluyorsunuz. “Kim takar Jazz’ı” diyorsunuz. (Kaynak:www.sinemablog.com)

Başrolünde Tim Roth var. Film sırf piyano sahneleri için bile defalarca izlenmeye değer. Tim Roth ise hayatının rolünü oynamış bence, bu kadar başarılı bir performans ayakta alkışlanır...



Guerlain L Instant Magic

Parfüm manyağı olduğumu artık herkes biliyordur sanırım. Bu bebeği uzun zaman önce keşfettim ancak diğer merak ettiklerimi almaktan buna bir türlü sıra gelmiyordu. Parfüm seçimimde top üç sıralamamda L'instant de Guerlain vardır. Bayıldığım, bıkmadığı, tekrar tekrar kullanacağım muhteşem kalıcı bir kokudur kendisi. L Instant Magic ise önce bu kokunun daha hafif versiyonu olarak çıkmış fakat daha sonra muhteşem bileşimi ona ayrı bir kişilik kazandırmış ve hatırı sayılır oranda kullanıcı bulunca Guerlain bu parfümü üretmeye devam etti hatta one shut versiyonlarını dahi yapıyor.
Gerçekten sihir gibi pudralı, misk ve odun su kokuların karışımından oluşan hafif fakat inanılmaz kalıcı, hem yaz hem de kış kullanılabilecek ender kokulardan biri. Yurt dışı sitelerinden takip ediyorum ancak uzun zamandır Strawberry'de bile yoktu. Artık dayanamadım ve burdan aldım. Değişik bir şey kullnamak isteyenlere mutlaka denemeleri gerek diyorum. Pişman olmayacaksınız:)

21 Ağustos 2009 Cuma

Güzel Bir Ödül ve Mim


Sevgili Ebvata bana çok güzel bir ödül vermiş. Kendimi blog yazma açısından hiöç yaratıcı bulmasamda tasarlamak ve bir şeyler ortaya çıkarmak konusunda mütevazi olmayacağım:) Teşekkür ederim Ebvatacığım. Sana kucak dolusu sevgilerimi gönderiyor ve hemen 7 özelliğimi soran Mim'e geçiyorum...

1. Ben bir modern Polyanna'yım... İyi ya da kötü her olayda bardağın hep dolu tarafını görmeye çalışır ve gülümsememi soldurmamaya çalışırım.

2. Tam bir krem manyağıyım. Her gece yatmadan cildimi kremledikten sonra ellerimi, ayaklarımı, dudaklarımı, tırnak etlerimi bile kremlemeden yatmam!

3. Hiç bir arızası, yamukluğu vs. olmamasına rağmen bacaklarımdan nefret ederim. Buna rağmen elbise, etek giymeden duramam.

4. En az erkekler kadar çevremdeki bayanları izlerim:) sapıklık gibi algılanmasın yanlış anlamayın ama bir kadın olarak beğendiğim bir kadının tarzını, kombinini, makyajını incelerim.

5. Akrep kelimesi yazarken bile ürkütür beni. Resmini gördüğüm anda baygınlık geçiriyorum kendisini görsem ne olur tahmin edin.

6. Büyük insan suratları ve göz fotoğraflarına bakamam. Hiç bir zaman bol posterli bir odam olmadı. Hatta sinema salonlarında büyük maketlerin yanından bile geçerken gözlerimi kaparım. Aylık kadın dergilerindeki tam sayfa surat fotoğraflarından ödüm patlar sayfayı açamam o derece...( hypnose rimel yeni çıktığında aylarca cosmopolitan, elle gibi dergilerin arka kapağında kocaman bir çift göz reklamı yayınlamıştı. O dönem aldığım tüm dergilerin arka sayfasını yırtarak okudum, Stephan Meyer'in Göçebesini'de bir broşü ile kapladıktan sonra okuyabildim kapaktaki o göz oldukça kitaba elimi bile süremiyorum)

7. Süper yemek yaparım. Bilmediğim, yapmadığım yemek yok. Keşke bir de mutfakta kalabilecek vaktim olsaaaaaaaa

8. 7 tane sorulsa da bir tane de benden olsun. Hayatım boyunca hep yanlış mesleği yaptığımı düşünüyorum. Kesinlikle sanatla uğraşmam gerekiyordu ama hayat...

Ebetttttttt işte bu kadar. Şimdi benim bu Ödülü ve Mimi 7 kişiye göndermem gerekiyor amma velakin gördüğüm kadarıyla bir çok blog sahibesi bu ödül ve Mim'e layık görülmüş. Ben de takip ettiğim tüm bloglara göndermek istiyorum. Zaten başarılılar ki takip ediyorum:)
Herkese sevgiler....

Hoşgeldin Ramazan

Herkese bereketli, sıhhatli,

huzur dolu bir ramazan

dilerim.