14 Temmuz 2009 Salı

Tatil Bitti...Her Güzel Şey Gibi...

Tatile ihtiyacım var, gitmeyi düşünüyorum, gidiyorum, gittim derken gittim ve döndümmmmmmmm:)
Nihayet sorunsuz güzel bir tatil yapabildim. Bedenen çok yoruldum ama beynim ciddi anlamda şarj oldu. Tabii ki yetmediiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii ne kadar uzun olursa olsun yetmez de:)
Antalya'ya gittiğimiz ilk gün babam sıcaklara dayanamadı ve kalbi tekledi. Hastaneye zor yetiştirdik allahtan sadece kalbindeki standler yüzünden sıcak hava kanı hareketlendirmiş ve tansiyonu düşmüş de rahat nefes aldık. Yoksa kriz nedeniyle İstanbul'a dahi gelemeden Antalya'da yatıracaklardı:(
İkinci gün annemle babamı orada bırakıp Fethiye'ye yola çıktık.
Önce Kaş'a gittik. Kaş'ı çok severim ben. Minicik bir alanda cennet gibi şirin bir yer. En az Kaş kadar buzlu bademine de bayılırım ben:)








Hemen ordan Kalkan'a geçtik. Nihayet yıllardan beri fırsat bulamadığım ünlü kaputaş plajında denize girmek nasip oldu. Cüneyt hevesimi görünce kenara çektik ve jet hızıyla bikinilerimi giyip merdivenlerden uçtum resmen:)

Pazartesi akşamı Fethiye'de otelimize yerleştik. Otel 4 yıldızlı, Belcekız plajına 150-200 metre uzaklıkta çok merkezi bir yerde. Küçük ve sıcak bir ortamı vardı. Sevmediğim tek yönü ise kolumuza takılan o ilkel bilekliklerdi.


5 gece kaldık orada. Her gün bir aktiviteye katıldığımız için otelin hiç bir hizmetinden yararlanmadık, bu nedenle sadece su canavarı olduğum için ve ekstralara çok para vermemek için her şey dahil seçeneğini seçmekle hata yapmış olduk.

Fethiye'ye gitmek ve bizim gibi gezmek isteyenler için bir kaç bilgi vermek istiyorum:
Öncelikle o bölgeye gidiyorsanız ne olursa olsun tekne turu yapmak şart. Ancak tekne turlarında standart büyük tekneleri seçerseniz ki fiyatları acayip ucuz ( Ölüdeniz turu yemek dahil 15 TL, 12 adalar tekne turu 20 TL) çok kalabalık olduğundan teknenin altında ve üstünde oturacak yer dahi bulamıyorsunuz. Tekne çevresinde yüzüyorsanız elinizi nereye çarparsanız birine geliyor. İnsanlara çok fazla ticari gözle yaklaşılıor ve ellerinde kola veya dondurma sepetli, çevredeki kadınlara aç kurt gibi bakan çalışanların sürekli "bir şey ye" veya "bir şey iç" ısrarlarına maruz kalıyorsunuz. Netice itibariyle büyüklüklerine ve kaydıraklarına aldanıp bu teknelerti kesinlikle tercih etmeyin!!!

Biz birinci günün tecrübesinden sonra gidip bu işin daha insani, daha kaliteli, bir seçeneği olup olmadığını araştırdık ve maksimum 40 kişiyle kalkan yelkenli tekneleri bulduk. Bu teknelerde yolculuk yaptığınızı da, yediğiniz yemeği de, verdiğiniz paranın karşılığını aldığınızı da , denize girip rahatça güneşlendiğinizi de anlayabiliyorsunuz. Bu teknelerde yemek dahil gezi 35 TL ama inanın değiyor çünkü tatil bu kardeşim, balık değiliz ki istif şeklinde gezi yapayım ben. Sürekli arsız yüzsüz adamların gözü önünde denize girip sıkılayım vs. Giden olursa beni dinlesin ne kadar haklı olduğumu anlayacaktır.

Üçümcü gün Dalaman Çayında rafting yapmaya gittik. Ben daha önce Antalya Köprülü Kanyon'da raftin yapmıştım ve bu seferki maalesef pek keyifli diildi. Bir kere 250 küsür km.'lik çayın en tehlikesiz, en durgun 14 km.'lik bölümünde yapıyorsunuz raftingi. Fethiye'den sabah saat 7'de alındıktan sonra 1,5 saat yolculuk yapılıyor. Dalaman'a gidince kahvaltı sonrası bi 1,5 saat daha yolculuk yapılıyor. İkinci yolculuk klimasız, eski ve rahatsız minibüslerle oluyor. Bu kadar zor ve uzun geçen toplam 3-3,5 saatlik yolculuktan sonra doğal olarak bitmişve yorgun olarak raftinge başlıyorsunuz ve biraz heyecan biraz adrenalin beklerken konuşmaktan yoksun, kaba rehberler eşliğinde durgun suda ööle şaşkın balık gibi süzülüp duruyorsunuz. Bir kaç hareketli yerde de rehberler atraksiyon yapıp botlarınızı suya düşürüyorlar ve Bingo... çıktığınız yerde elinde kamera olan biri sizi çekiyormuş!!! ve bu çekim CD'si 40$'dan satılıyormuş!!!
peh peh peh

Aslında yılın sadece 3 ayı para kazanılan, turiztik bir beldede bu tür ticari oyunların dönmesi çok normal ama benim beklentilerin normal olmadığı için sonraki 2 gün aktiviteye katılmamaya karar verdik. Bol bol fethiye denizinin tadını çıkardık ve dinlendik tabii bol bol da güneşlendik:)







Kelebekler Vadisi'ne ilk defa girebildim. Her gittiğimde rüzgardan ve akıntıdan kıyıya 100 m. kala geri dönmek zorunda kalıyordu tekneler ama bu defa şans bizden yana oldu ve cüneytle el ele hevesle vadiyi keşfe çıktık...Ama ne çıkış...Bir kere bu mevsimde bırakın kelebeği sinek bile uçmuyor sıcaktan havada...Şelaleye çıkıp serinlemek oldu tek kazancımız. Kıyıya yakın bölgede kamp yapma imkanı var. Doğası çok güzel, kelebekleri görmek için bir kere de Nisan ayında gitmek nasip olur inşallah :)










Bakmayın benim böyle hizmettten memnun kalmadım, kötüydü falan dediğime ben eğlenme moduna geçtiysem kimse beni somurtturamaz. Çok da güzel eğlendim ve geldim.
Tabii ki benim gibi kokoş hanımın kokoş ayrıntıları vardı:)



Post ben durmazsam sayfalarca sürecek gibi:) Ama en son olarak kendi yaptığım bronzlaşmak için kullandığım oldukça başarılı karışımı paylaşmak istiyorum;

1 ölçü ceviz yağı
1 ölçü susam yağı
1 ölçü badem yağı
1 ölçü zeytinyağı
2 ölçü havuç yağı
2 ölçü kakao yağı

Bunların hepsini bir şişede karıştırıp kullanın. Çikolata gibi bronzlaşmak nasıl oluyor görün:)

17 yorum:

Serap dedi ki...

Çok güzel 10 gün sonra tatile çıkacak biri için cezbedici :)

tuguna dedi ki...

Eglenmene cok sevindim, fotolar da cok guzel, keyofle okudum. Darisi basima:)

gökkuşağında oturan kız dedi ki...

merhaba,
Fotoğraflar çok güzel görünüyor. Bizde fethiye düşünüyoruz ama apart tutmayı falan düşünüyoruz. Denizi nasıl acaba ?

ozerella dedi ki...

Çok eğlenceli olmuş.Gezmiş kadar oldum.Çok ta güzel bronzlaşmışsınız:)

pembe tatlar dedi ki...

Tatil çok eğlenceli geçmiş fotolar harika...

Nilay Torum dedi ki...

ben şahit oldum nasıl çikolata olduğuna, acaip güzel bir ten rengi, o yağı bende yapacam, harika görünüyorsun sibelim. off benim tatil taaa ağustos sonu :(

C-bell dedi ki...

çok teşekkür ederim canlarım benim:)
gidecek olanlar için bol bol fikir olsun diye postumu uzatmıştım iyi yapmışım demek ki:)
karışımı şiddetle tavsiye ederim mutlaka yaptırın arkadaşlar ama öncesinden bi 2-3 gün koruyuxuyla çıkıp vücudunuzu güneşe alıştırdıktan sonra kullanmanızı söylememe gerek yok herhalde:)
sevgili gökkuşağındaoturankız, Fethiye'nin denizi elbette güzel. Belcekız tarafı dalgalı ama masmavidir. Ölüdeniz ise akıntı olmadığı için bulanık ve koyu lacivet renginde. Fethiye'min tadını koylarının gezerek çıkarabilirsin yoksa o denizi bodrum,marmaris veya çeşmede de bulmak mümkün.

C-bell dedi ki...

Nilayım sayılı gün çabuk geçer de mi:)
az kaldı, ben de ağustos'un ilk haftasınde tekrar Sinop'a kaçıyorum bu sene kopardım tüm ipleri tutabilene aşkolsun:)

Nilay Torum dedi ki...

gün saydığımı nerden çıkardın saniyeleri bile saymaya başladım ben :))) ipleri kopart tabiki, o ipleri başta koymak hata.

Loreathan dedi ki...

Ouwww ben de tatil istiyorum:D
Neyse az kaldı

caramel macchiato dedi ki...

oyy oyy oyy ne keyifle okudum!!!

aman Allah korusun, babacığına çok geçmiş olsun canımmmm.

ama süper eğlenmişsiniz yahu :)))

C-bell dedi ki...

Lorethan umarım seninki de güzel geçer:)
caeramelcim hiç sorma bir korku panik yaşadık ama kazasız belasız atlattık allahtan sonrası harika geçti:)

ebvata dedi ki...

Canım,hoşgeldin eğlenmene dünlenmene çok sevindim.Babacığına büyük geçmiş olsun canım.

ŞANSLI dedi ki...

Babana geçmiş olsun.İyi bir tatil geçirmene sevindim.Hoş geldin!
Sevgiler.

ŞANSLI dedi ki...

Hayırlı kandiller...

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ * dedi ki...

hehe son poz süper şeker, güzel gezilmiş hoşgelinmiş :) çalışmakta hiç çekilmez sana bu hafta değil mi? sevgiler

C-bell dedi ki...

Ebvatacım, şanslıcım, stil direktörcüm çok teşekkür ederim:)
valla geçen hafta nasıl geçti hiç bilmiyorum:)